YARINLARA YÜRÜMEK

EVDE BAYRAM                                                                 30/05/2020                                             

        Değerli Öğretmenim,

        23 Nisan’da, 1 Mayıs’ta, Anneler Gününde, 19 Mayıs’ta ve Ramazan Bayramında yazmak;  duygularımı, düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Bu süreçte evde kapalı kalmaktan mı? Her nedense İçimde yazma isteği uyanmadı. Birikim kazanma yollarından gözlem eksik olunca bir yanım boş kaldı. Birkaç günlük uğraşıdan sonra nihayet yazabildim.

        Bayramları evde kutlamak ne kadar etkili oldu? Bilemem. 23 Nisan’da evlerin süslenmesi güzel bir etkinlikti. Bu etkinlik, her yıl tekrar ederse mutlu olurum. İstiklâl Marşı’nın hem 23 Nisan’da hem de 19 Mayıs’ta tüm evlerden okunması tüylerimi diken diken etti. Babamın milli heyecandan ağladığını gördüm, babamı ağlarken görmek beni şaşırttı. Anneler Gününde anneme mektup yazdım, okuyunca duygulandı. Korana salgını, yaşamımızı değiştirdi, bu gidişle de çok değiştirecek. 1 Mayıs’ta alanlar suskundu; emekçiler taleplerini dile getiremediler, dile getiremedikleri gibi işsizlik daha da arttı. Ramazan bayramında; Türkiye sokağa çıkamadı, gelenek ve görenekler gelecek yıllara ertelendi.  İnsanlar arasındaki hoşgörü de ertelenmiş oldu. Sokağa çıkmak zaten bize yasak, izin günlerinde bilim kurgu filmlerindeki sahneleri yaşadım. Film bu derdik, ama gerçek oldu.

        Öğretmenim,

         Geleceğe hazırlanmamızı, sınavlarda başarılı olmamızı öğrettiniz; salgın bir hastalık durumunda neler yapacağımızı öğretmediniz. Belleğimizin bir noktasında bu ileti yok, bu sebepten bilim adamlarının uyarıları askıda kaldı; sosyal mesafe, maske kullanımı gibi kurallar eksik uygulandı. Uyarıları yerine getirsek belki de salgın bitecek.  Hepimizin bir başkasından beklentisi, kurallara uyması değil mi? Öyleyse kurallara önce kendimiz uyalım. Unutmayalım ki kendimizi korumak, karşımızdakini korumak insani bir görevdir. Aynı zamanda ibadettir. Beklentim artık okullarda salgınla ilgili eğitim-öğretim verilmesi.

         Mektubum yaşadıklarımızdan dolayı iç karartıcı oldu.  Güzel günlere ulaşmak dileğiyle saygılarımı sunar, selam ederim.

                                                                                                     Öğrencin  

Oldukça zor günlerden geçiyoruz. Evde kalmak, sağlık için çok doğru bir karar, fakat ekonomik açıdan bakıldığında sıkıntı kapıları çalıyor...

Yarınlara Yürümek (14) Virüs İstilası

11.04.2020
Ataşehir

      Sevgili Öğrencim,
      Yazışmalarımız yoğun çalışmamdan dolayı aksadı. Telefonla haberleşmemiz bunda etken oldu. Dünyayı sarsan korona salgınını ve bu salgının insanlarda oluşturduğu derin izleri yazmalıyım dedim. Düşüncelerimi, duygularımı öğrencimle paylaşırsam nezaket borcumu ödemiş sayılırım, diye içimden geçirdim. Umarım yanılmamışımdır.
      Okullarda eğitim ve öğretime ara verildi, yarı zamanlı çalışma ve izine ayırma uygulandı, insanlar arasına sosyal mesafe koyuldu, toplu taşımada yolcu azaltıldı, alışveriş noktalarında 1,5 m aralarla duruldu, maske takıldı, eldiven giyildi, sokağa çıkma yasağı uygulandı, bazı evler ve yerleşim yerleri karantina altına alındı; lokantaların, kahvelerin, çay ocaklarının, berber salonlarının hizmetlerine ara verildi. Bu önlemler hastalığın yayılışını elbette azaltabilir. Her toplumda olduğu gibi bizde de kurallara uymada sorun çıkıyor. Kurallara uyulmaması ve önlem eksikliği salgını büyüttü. Çin’de aralık ayında başlayan salgın, dört ayda dünyayı ele geçirdi. Bilim adamları korona virüsüne dur demede şu an çözüm üretemiyor.
      Oldukça zor günlerden geçiyoruz. Evde kalmak, sağlık için çok doğru bir karar, fakat ekonomik açıdan bakıldığında sıkıntı kapıları çalıyor. Toplum her yönden bir travma yaşıyor. Bu yarayı sarmamızda bilim adamlarının önerileri dikkate alınmalı. Samsun’da öğretmenlere yaptığı konuşmada : “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir; fendir.” diyen Atatürk, 96 yıl önce söylediklerini ciddiye aldık mı, almadık mı? Sonuçlar açıklandıkça cevabı bulacağız.
      Dilerim ki ülkem ve dünya korona virüsünden çabuk kurtulur. Sonuçlar şu anda bile çok ağır, ilerisini aklıma getirmemeye çalışıyorum. 23 Nisan TBMM’nin kuruluşunun 100.yılı, bu seneki bayram evlerde kutlanacak, izlenimlerini benimle paylaşırsan mutlu olurum. Dikkatli ol, kurallara dikkat et. Sağlık dolu günler senin ve tüm insanlığın olsa güneş ne güzel doğar. Sevgilerimle…

Öğretmenin

Atatürk “ Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir… Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur.” sözüyle öğretmene ne kadar değer verdiğini açıklamıştır. Bu kutlu meslekte insan zengini olan öğretmenimin ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarım.

Yarınlara Yürümek (13) Öğretmen Günü

23.11.2019

      Saygıdeğer Öğretmenim,

      “Elime kalem verince,
      Güneşi çizdim her yere.
      Okumayı öğrenince,
      Uygarlığı yaydım herkese.”

       Yazıma sizin dizelerinizle başlamak istedim. Dizelerinizde belirttiğiniz gibi yetişmemde, verdiğiniz emekler, düşüncemin gelişmesini ve yaşantımın nitelikli olmasını sağladı. Teşekkür ederim öğretmenim.
       Öğrencilerinizin yetişmesi için gösterdiğiniz çabayı takdirle karşılıyorum. Onları sosyal, kültürel ve bilimsel mevkilerde görmek istediğinizi biliyorum. Bu isteğiniz İnşallah gerçekleşir. Gelecek nesilleri yetiştiren saygıdeğer öğretmenlerimizi; dertten uzak, mutlu bir yaşam içinde, sorunları çözümlenmiş olarak görebilmek arzusu içindeyim. Öğretmen, dinimiz açısından da anne, babadan sonra saygı gösterilmesi gereken kişidir. Bunun nedeni bireyin yetişmesinde öncü olmasıdır. Atatürk “ Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir… Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur.” sözüyle öğretmene ne kadar değer verdiğini açıklamıştır. Bu kutlu meslekte insan zengini olan öğretmenimin ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarım.
       Sonsuz saygılarımla selam eder, kalem tutan ellerinizden öperim.

Öğrenciniz

Gençliğe en büyük eserini emanet eden dünya liderimiz; sevgin büyüdükçe büyüyor, ülke sınırlarından taşarak dünyaya ulaşıyor. Mazlum halkların emperyalizme karşı mücadelesinde, son yüzyılda birçok ülkenin gelişmesinde önder Atatürk’üm: Bilmeli ki dost, düşman insanca yaşamak, adaletli olmak, çalışmak demektir Atatürkçülük.

Ata’ya Selam

06/11/2019
Ataşehir

      Sevgili Öğrencim,
     Cumhuriyet Bayramı konulu mektubunu aldım. Ben de 10 Kasım yaklaştığı için hemen cevap vermek istedim.
      10 Kasım’da Kurtuluş Savaşı komutanını, cumhuriyetin kurucusunu, devrimlerin öncüsünü “Beden Atatürk’ü “ kaybettik, “Düşünce Atatürk’ü” dirilttik.
      Anadolu’yu işgal eden emperyalistlere direnen, Türk halkını teslim etmeyen Mustafa Kemal, bir güneş gibi doğdu, aydınlattı Anadolu’yu.
      Gün; Atatürk’e sahip çıkmanın, onun ilkeleriyle ilerlemenin günüdür. Atatürk bu ülkenin bilime, barışa dönük yüzüdür. Atatürkçü düşünceye sahip çıkmak geleceğimize ışık tutmaktır.
      Gençliğe en büyük eserini emanet eden dünya liderimiz; sevgin büyüdükçe büyüyor, ülke sınırlarından taşarak dünyaya ulaşıyor. Mazlum halkların emperyalizme karşı mücadelesinde, son yüzyılda birçok ülkenin gelişmesinde önder Atatürk’üm:
      Bilmeli ki dost, düşman insanca yaşamak, adaletli olmak, çalışmak demektir Atatürkçülük.
      Kelimeler yeter mi yaptıklarını anlatmaya? Yetmez.
      “Düşünce Atatürk” gönüllere aşk ateşini düşürdü, akla uygar olmayı öğretti.
      Bu eşsiz devlet adamının manevi huzurunda saygıyla eğilmek, insanlık borcudur. Ata’ya selam olsun, kurduğun cumhuriyet emin ellerde, sonsuzluğunda rahat uyu.
      Sevgili öğrencim, cumhuriyeti daha ileri taşıyacağına, Atatürkçülük çizgisinden sapmayacağına eminim. Sonsuz sevgilerimle gözlerinden öperim.
      Öğretmenin.

Kahramanlarımızın İnançları tam, yürekleri korkusuz, arkasında Türk halkı. Yürüdüler yoksulluğun ve geri kalmışlığın üzerine. Güçlü mü güçlüydüler, başardılar, gururla 10. Yıl Marşı’nı 86 yıldır coşkuyla söylüyoruz. Her dizesi cumhuriyetin kazanımlarını anlatıyor. Cumhuriyet devrimdi. Cumhuriyet aydınlanmaydı. Cumhuriyet özgürlüktü. Cumhuriyet fabrikalar kurmaktı. Cumhuriyet eşitlikti. Cumhuriyet insan olduğumuzu anlamaktı. Cumhuriyet bolluktu. YAŞASIN CUMHURİYET.

Yarınlara Yürümek

29/ 10/ 2019

Cumhuriyet Bayramı

      Cumhuriyetin ilan edilmesinden bugüne 96 yıl geçti. Cumhuriyeti ilan eden Mustafa Kemal, yol arkadaşları; bizlere hür iradeyi teslim ettiler, cumhuriyetin kuruluşundan hemen sonra birbirini izleyen devrimleri gerçekleştirdiler.
      1923’te ülkem öyle sıkıntılar içinde ki, roman yazarlarının kurgusu değil, inanılması güç gerçeklerle karşı karşıyayız. Bunlar; yokluk, hastalık, üretemeyen ve aydını olmayan bir ülke… Mustafa Kemal cumhuriyeti bu koşullarda ilan etti. Ardından tarihi mektubu yazdı, İsmet Paşa’ya: “Bize geri, hastalıklı ve yoksul bir vatan kaldı. Allah yardımcımız olsun.” Kahramanlarımızın İnançları tam, yürekleri korkusuz, arkasında Türk halkı. Yürüdüler yoksulluğun ve geri kalmışlığın üzerine. Güçlü mü güçlüydüler, başardılar, gururla 10. Yıl Marşı’nı 86 yıldır coşkuyla söylüyoruz. Her dizesi cumhuriyetin kazanımlarını anlatıyor. Cumhuriyet devrimdi. Cumhuriyet aydınlanmaydı. Cumhuriyet özgürlüktü. Cumhuriyet fabrikalar kurmaktı. Cumhuriyet eşitlikti. Cumhuriyet insan olduğumuzu anlamaktı. Cumhuriyet bolluktu. YAŞASIN CUMHURİYET. Cumhuriyetimizin 96. Yılı kutlu olsun. Başöğretmenim, yol göstericim, emanetini istediğin düzeye getirmek namus borcum. Cumhuriyeti ileri daha ileri taşımak görevimi asla unutmayacağım. Öğretmenim düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Bana destek vereceğinden eminim. Gözlerinizdeki ışıltıyı, yaşadığınız mutluluğu görür gibiyim.
      Sonsuz saygılarımı sunar, ellerinden öperim.

Adem YILMAZ
Öğrencin

Yaz tatilinde memlekete gittim. Ata toprağındaki işlerin yoğunluğundan dolayı mektubuna iki buçuk ay gecikmeyle yanıt veriyorum. Öğretmenim beni unuttu, düşüncesini taşımadığını biliyorum. Bayram kutlama mesajına; verdiğim cevaba, beğeni gönderince rahatladım.

Büyümek

05/09/2019

      Sevgili Öğrencim Âdem,

      Yaz tatilinde memlekete gittim. Ata toprağındaki işlerin yoğunluğundan dolayı mektubuna iki buçuk ay gecikmeyle yanıt veriyorum. Öğretmenim beni unuttu, düşüncesini taşımadığını biliyorum. Bayram kutlama mesajına; verdiğim cevaba, beğeni gönderince rahatladım.

      Sınavlarla ilgili değerlendirmen, akıl doluydu. Öğretmenlerini dinlediğin, önerilerini dikkate aldığın ve kitap okumayı alışkanlık haline getirdiğin için çevrendeki yanlışları görebiliyorsun. Beklentilerini gerçekleştirmen şahsımı mutlu etti. İnanmanın hedefe ulaşmada ne kadar önemli olduğunu eşe, dosta gösterdin. Hayalindeki okula kavuştun. Zaman hızla akıp gidiyor. Hatırlar mısın? Okula ilk başladığın gün, 12 yıl önce, yolda karşılaşmıştık. Kutlamıştım seni, yanaklarından öpmüştüm, demiştim ki: “İnşallah okur da büyük adam olursun.” Buna verdiğin cevap: “Bana ne büyümüyorum, beni kandırıyorsunuz, küstüm size.” dedin ve ardından ağlamaya başladın. Seni zor ikna etmiştik, büyüyeceğine. Nasıl da büyüyor insan. Önemsediğim biyolojik büyüme değil, şahsiyetin büyümesi. Bu doğrultuda anlamlı adımlar atıyorsun. Çevrene de büyüdüğünü kabul ettirmen önemli. Öğretmenin ve bir büyüğün olarak, beklentilerimizi gerçekleştirdiğini görüyorum.

      Yeni okulunda adaletin, hakkın ve insani değerlerin savunucusu olmanı arzu ederim. Kinden, kibirden ve egodan uzak olacağını görür gibiyim. Karakterin sağlamdı, hep öyle kalsın, unutma! Yarınlarımızsın, seninle ve senin gibi öğrencilerimle büyüyeceğiz. İçtenlikle, sevinçle, mutlulukla başarılarını kutluyor, binlerce başarıyı kalplere yazdırmanı diliyorum.

      Sonsuz sevgi ve selâmlarımla gözlerinden öperim.

Öğretmenin

Sınava gireceğim okula cümbür cemaat geldik. Onlar gelince ister istemez üzerimde baskı hissettim. Tek bu mu? Birkaç gün önceden telefonlar kapatıldı. Sağa sola gezmeye gittik, sınava motive etme çabaları beni sıkıntıya soktu. Bir yıl boyunca benzer davranışlarla karşılaşmak gerçekten kâbustu, sınav geçti ya yaşasın rahatlık!

Yarınlara Yürümek (9) Sınav Sıkıntısı

21.06.2019

      Değerli Öğretmenim,

      Sınav olduğundan yazma fırsatını yeni buldum.
      Sınavda ilk soruları okurken heyecanlandım, çözdükçe rahatladım. Sınavın nasıl bittiğini anlamadım bile. Yapamadığım ve çözemediğim sorular oldu. sınavın ilk dakikalarında rahat olsaydım süreyi dengelerdim. Hayalimdeki okula gireceğimi düşünüyorum. Ailemle bu konuda anlaşamayacağım, fakat kararımdan asla dönmeyeceğim.
      Değerli öğretmenim, sınav saati yaklaştıkça gerildim. Beni geren annemin ve babamın tutumlarıydı. Onlar büyüdüğümü neden kabullenemiyorlar? Sınava gireceğim okula cümbür cemaat geldik. Onlar gelince ister istemez üzerimde baskı hissettim. Tek bu mu? Birkaç gün önceden telefonlar kapatıldı. Sağa sola gezmeye gittik, sınava motive etme çabaları beni sıkıntıya soktu. Bir yıl boyunca benzer davranışlarla karşılaşmak gerçekten kâbustu, sınav geçti ya yaşasın rahatlık! Sonuçlar açıklanana kadar baskısız günlerim olacak, bu zamanın keyfini çıkaracağım.
      Öğretmenim, demiştiniz ki: “Bir üst okul sizi hayata hazırlar.” Bu söz büyüklerimde nedense etkili değil. Sınava tek başıma gitmek istediğimi belirtmeme rağmen bizimkiler benden önce yola koyuldular. Komik değil mi? İlkokula yeni başladım sanki. Ailemden ve çevremdeki büyüklerimden istediğim çok basit bir davranış: Doğru yolda ilerlerken büyüdüğümü fark etmeleri ve manen desteklemeleri, tecrübe eksikliğinden yapacağım yanlışlarda uyarmaları, asla çocukmuşum gibi davranmamalarıdır.
      En güzel günler sizinle olsun. Selâm eder, saygılar sunarım.

Bayramlar kardeşliğin, sevginin, mutluluğun yaşandığı ve muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı kutlu günlerdir. Yakın akrabalar ziyaret edilerek dayanışma güçlendirilir. Yaşlıların elleri öpülerek son demlerinde dualarını alma yüceliğine erişilir. Hediyeler verilerek gönüllerde çiçekler açtırılır. Dargınlar barışır, gözlerinden sevgi ışıkları yansır. Tüm bu saydıklarım yaşamı tatlandırdığından halkımız Şeker Bayramı adını koymuştur. Sağlıkla, mutlulukla nice bayramlara…

Yarınlara Yürümek (8) Ramazan Bayramı

01.06.2019
Ataşehir

Sevgili Öğrencim Âdem,

      Ramazan Bayramı yaklaşıyor. Bayram sevincimi paylaşayım dedim, millî, manevi dönemleri yazışmamız anlamlı oldu.
      Ramazan Bayramı’na halk arasında Şeker Bayramı denilmesi derin anlam içermektedir. Çoğumuz şeker ikram etmek, çocukları sevindirmek olarak algılarız. Bayramlar kardeşliğin, sevginin, mutluluğun yaşandığı ve muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı kutlu günlerdir. Yakın akrabalar ziyaret edilerek dayanışma güçlendirilir. Yaşlıların elleri öpülerek son demlerinde dualarını alma yüceliğine erişilir. Hediyeler verilerek gönüllerde çiçekler açtırılır. Dargınlar barışır, gözlerinden sevgi ışıkları yansır. Tüm bu saydıklarım yaşamı tatlandırdığından halkımız Şeker Bayramı adını koymuştur. Sağlıkla, mutlulukla nice bayramlara…
      Senden ve herkesten istediğim yazdığım gibi bayram yapmandır. Son zamanlarda bayramların tatile dönüşmesi yol gözleyenlerin boynunu bükmektedir. Tatilin bir kısmını büyüklere, eşe, dosta ayır.
      Bayram planımdan söz edeyim. Arife günü ev temizlenecek, yiyecekler ve tatlılar hazırlanacak, öğleden sonra ebediyete gidenlerimiz ziyaret edilecek. Bayram namazları çok anlamlı olur. Birçok tanıdıkla görüşüp bayramlaşma fırsatını bulacağım. Eve varınca çoluk çocuk bir arada mükellef bir kahvaltı yapacağız. Çocuklar gelecekler, harçlık verip sevindireceğim. Birinci, ikinci gün evdeyim, gelenleri bekleyeceğim. Son gün de gezmem gereken yerlere gideceğim. Kısacası çocukluğumun bayramlarında olduğu gibi büyüklerimin izinde yürümek, şahsıma gurur verecek.
      Senin ve ailenin bayramını kutlar; sağlıkla, mutlulukla nice bayramlara kavuşmanızı dilerim. Sevgilerimle.

Haluk Yeşiltepe
Öğretmenin

Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Yarınlara Yürümek (7) Yüzüncü Yıl

19/05/2019

      Değerli Öğretmenim,
      “19 Mayıs 1919 Türk ulusunun işgalden kurtulma mücadelesinin başlangıç günüdür. Bu tarih, Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşalenin Anadolu’yu aydınlatmasıdır.” demiştin derste. Söylediğin sözden etkilendim, not aldım. Düşüncelerimi sizle ve sitenizi ziyaret edenlerle paylaşmak istedim.
      Kurtuluş Savaşı, emperyalist işgale karşı verilen direnişin adı. Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun çıkan, silahlarına el konulan, haberleşmesi engellenen, tersanelerine girilen bir ülkenin bağımsızlık inancından başka gücü yok. İşte bu zor durumda n çıkabilecek liderimiz Mustafa Kemal, Anadolu insanını tek bir yürek, binlerce yumruk yaptı. Yürüdü düşmanın üzerine, yurdumuzu kurtardı işgalden. Bunları öğrendikçe Atatürk’ün büyüklüğünü öğreniyorum. Cumhuriyetin ilk günü İsmet Paşa’ya yazdığı mektupta nasıl bir ülkeyi devraldığını anlatıyor, duygulanmamak mümkün değil. Sanayide, tarımda, sosyal hayatta, eğitimde, ekonomide, adalette yaptığı çalışmalar ve yenilikler kitaplara, arşivlere sığmıyor. Öğretmenim, söyleneceklere satırlar yetmez. Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
      Değerli öğretmenim, derslerim gayet iyi gidiyor. Sınavlarım güzel geçti, birkaç dersten sınavım kaldı. Önerilerini önemsiyorum, dediğin gibi çalışıyorum. Annem ve babam yazışmamızdan dolayı çok mutlular, yaz tatilinde misafirimiz olmanızı istiyorlar. Selâm ve saygılarımla ellerinden öperim. Annemin, babamın çok çok selâmları var.

Öğrencin
Âdem YILMAZ

Yarınlara Yürümek 6 Anneler Günü

Yarınlara Yürümek (6) Anneler Günü

10/05/2019
Ataşehir

      Sevgili Öğrencim,

      23 Nisan tarihli mektubunda bayram mesajını çok beğendim. Nice güzel bayramlara… Bu hafta sonu “Anneler Günü” olduğu için mektubumu annelerle ilgili yazacağım.

      Bu hafta annene hediye beğenme çabası içinde olduğunu düşünüyorum. Annenin inan ki böyle bir beklentisi olmadığını, seni büyütmek ve yarına hazırlamak uğraşısı içinde olduğunu düşünüyorum. Ben anneme duygularımı şöyle ifade edeceğim: ”Canım Annem, beni dünyaya getirirken sıkıntılara dayandığını, dünyaya gözlerimi açtığımda çok mutlu olduğunu babamdan defalarca dinledim. Dahası var; ağladığımda ninniler söyledin, uyuttun. Uyuduğumda defalarca yanıma gelip nefesimi dinledin. Geceler boyu uykusuz kaldın. Yaşamının tüm güzelliklerinden uzak kaldın. Gezecektin, gezemedin. Eğlenecektin, eğlenemedin. Arkadaşlarınla yemek yiyecektin, yiyemedin. Mutluluğumla mutluluğu, sevincimle sevinci, üzüntümle üzüntüyü yaşadın. Güzel annem, kelimeler yaptıklarını anlatmaya yetmiyor. Benim için kutlusun, dinimizce daha çok kutlusun. Çünkü sen annesin. Seni çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun.”

      Sevgili öğrencim, istersen yukardaki duygularıma benzer bir mektup yaz annene. Kenarlarına çiçek resimleriyle süsle. Senin emeğin olduğu için çok kıymetli olacak, inan bana. Annenin ve yaşamanın temeli olan annelerin Anneler Gününü kutlarım.

      İkinci dönemin son sınavları başladı. Derslerini ihmal etme, planlı çalış, anlamadığın yerleri mutlaka sor. Başarılı bir öğrenciliğin anneye verilecek en güzel hediye olduğunu aklından çıkarma.

      Sevgi ve selâmlarımla, başarılar dilerim.