Tanıştık

Gün batımıyla tanıştır,
Akan terler…
Entarisini asar çatmaya,
Gün doğumuna kurusun diye.

Yarı çıplak bedenin,
Tavanı kucaklayan gölgesi,
Canlandırma duyguları.
Yorgunluk ve sızı
Bedenle tanıştır.

Başında duyduğu:
Yir sarsıntısı,
Makine gürültüsü.
Derin bir oh!
Daralan nefes,
Gecelerle tanıştır.

Giresun İleri Gazetesi
Sayı:2035
Tarih: 31 Temmuz 1984
(Düzenlenmiştir)

Anlat!

Yağmur ve güneş,
İki ayrılmaz sevgili.
Öyle güzel bir aşk ki bu;
Her yer fındık,
Gün doğusu çaylık,
Bulutla öpüşen çamlık,
Sen de İrem Bağı mı?
Anlat Giresun, anlat!

Şehrin orta yeri kale,
İki yanı dere,
Şehre hayran Gedik tepe,
Ağzı açık bakıyor mu sana?
Anlat Giresun, anlat!

Yaylalarında berrak sular,
Dağlarında bin bir çeşit ağaçlar,
Ağaçlarında renk renk kuşlar,
Tablo mu, şatafat mı?
Anlat Giresun, anlat!

Martı yuvalı,
Defne kokulu,
Kibele tapınaklı,
Nazardan uzak ada.
Mit zengini mi?
Anlat Giresun, anlat!

Romantizmi coşturan,
Tek taş yüzük taktıran,
Özgürlük yolu;
Dünyanın cenneti mi?
Anlat Giresun, anlat!

Evrenselleşen Nesin’e,
Devleşen Yücel’e,
Çizgilerin üstadı Bedri’ye,
Daha daha nicelerine,
İlham kaynağı mısın?
Anlat Giresun, anlat!

Kanım Armağan Vatana

Yedimde ilk andım:
“Varlığım armağan olsun ülkeme.”
Dönmem geri sözün eriyim,
Yurt savunmasının neferiyim.

Dağlar evim barkım.
Sınırlarda dolaşır gözlerim.
Fırtına, tipi, kar yoldaşım.
Korkum yok bayrak kanım.

Kurşunlar başım yanda ıslık,
Mayınlar ayaklarıma tuzak,
En yüksek mertebe şehitlik,
Yeter ki yaşasın vatan

Görmedim hain pusuyu,
Dolu gibi yağan kurşunu.
Uzandım kara toprağa,
Son sözüm can feda vatana.

Huzurluyum, kanatlandım arşa.
Şehit Mehmet şan taşıma,
Ay yıldızlı bayrak taç başıma,
Kanım armağan olsun vatana.

Annem

Canımı canınla besleyen,
Gebeyken sıkıntıya gülen,
Özlemle doğmamı bekleyen,
Koruyucu meleğim annem!

El bebek, gül bebek büyüttün.
Uykusuz geçti gecelerin.
Derdim, oldu çaresizliğin,
Koruyucu meleğim annem!

Türkülerle büyüttün beni,
Oyunlarda yendim hep seni,
Yüreğinde en büyük sevi,
Koruyucu meleğim annem!

Sözüm çirkin aktı gözyaşın,
Hırçınlığı aldı şefkatin,
Af dileyince oldun şen,
Koruyucu meleğim annem!

Geriye Kalan

Göğüs gerdi tüm engellere,
Sözleri derman gönüllere,
Sevdası türküydü dillere,
İlkbaharında bitti her şey.

İnanç yüklüydü delikanlı.
Bahar betimi yanakları,
Sevgiyle parlayan gözleri,
Rengini almıştı denizin.

Kurtuluşu dostlara sunan,
Kardeş için can veren yiğit!
Gözyaşı nehirden ananın,
Yeter, acıya vurun kilit!

Vatanla dolu cana kıyan,
Yaşamak hakkını yok eden,
İnsan kılıklı hain şeytan,
Helal olur mu, duanda hak?

Bir idin, bin oldun kalplerde.
Adın ad, artık bebelerde,
Sevdan yıldız olmuş gençlerde,
Çarpıcı sözlü öncü yolcu.

Hayal-dünyam

Hayal Dünyam

Tutsaktır gönlüm,
Sevdadan yana.
Yaygın,
Sere serpe,
Up uzun,
Edana tutsak gönlüm.

Aç ki kollarını,
Dolanıyım boynuna.
Öpücükle damgalayayım yanaklarını.
Bitimsiz sevgini,
Sonsuzluğunu fısıldayayım kulağına.
Mahrum eyleme;
Tutsak gönlüme,
Bu hayal dünyamı.

Giresun İleri Gazetesi
Yıl:11 Sayı:2993
Tarih: 04 Haziran 1984

Umut Dikmek

Ayazın şubata tesliminde,
Martın ilk gününde,
Birleşti yollar.
Yaptık, iki arkadaşla düğün.
Sevdamı kabul etmeyenlerin şaşkınlığına,
ve onların anlamsız tavrına,
Söylenecekler yararsız.
Oysa kelimeler tertemiz,
Kır çiçekleri saflığında.
Kenetlendi ellerimiz,
Atladık Nevruz ateşinden,
Mart ayı değil mi?
Kök salsın güçlensin diye,
Diktik umutları.