AŞK GÜNÜAŞK GÜNÜ
Davetinle koştum sana, Girdim masalsı rüyaya. Tek taş yüzük taktın bana, Sevinçle daldım hülyaya. Gönlüm aşkla dolu, dedin. Yoluma çiçekler serdin, Nadide sözler söyledin, Umutla girdik yuvaya. Saadetle geçti, zaman.
Yaşananlardan yaşanacaklara yolculuk
Davetinle koştum sana, Girdim masalsı rüyaya. Tek taş yüzük taktın bana, Sevinçle daldım hülyaya. Gönlüm aşkla dolu, dedin. Yoluma çiçekler serdin, Nadide sözler söyledin, Umutla girdik yuvaya. Saadetle geçti, zaman.
100 yıl önce yaktığın meşaleyle aydınlandı yurdum. Kimsesizlerin kimsesi cumhuriyetim 100 yaşında, çok sevinçliyim. Edirne’den Artvin’e; Hakkari’den Antalya’ya bugün kutlu bir coşku var, şenlik var. Yönetim biçimi olarak cumhuriyeti kurduğun
Dedin, parlak yarın senin,Sular coştu benliğimde,Neşeden gözlerim engin,Deniz taştı yüreğimde. Sandım; semaya uçarım,Özgür yaşamı seçerim,Çiçeklerden bal saçarım,Lafmış, zincir bileğimde. İlkyaz oldum sarı yaprak,Vay! Alnımda derin çizik,Nerdeyim? Her yer karanlık,Hayaller kaldı
Katılacak öğrencileri heyacan sardı.Yazıldı mektuplar, düzeltildi yanlış yerler.Tek tek incelendi, başvurudaki eserler.Okulu temsil etmek için seçildi Kadir.Seçici kurul, dedi ki: ‘’harika bu eser!’’Karar verildi, Kadir’in mektubu birinci.Büyüktü öğretmenin ve müdürün
(Dayak mektubuna yanıt) 3 Mayıs 2024 – İstanbul Sevgili Öğrencim,İnsanlık dışı tutumlara dayanman ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Dirençli yapına hayran oldum. Mücadelecisin, içinde bulunduğun durumu bildirmen çok önemli. Bayram
Evden çıkacaktı heyacanlandı,Yaş yetmiş itinayla hazırlandı;Taktı takıştırdı mücevherini,Baş döndürücü yaptı makyajını,Kürküyle takısıyla girdi yola.Dedi: “Bir koşu varayım doktora,Yazdırayım bütün ilaçlarımı.»Doktor tanımak için hastasını:“Size önceden bakmış mıydım?” dedi.Kadın gururlandı, cilveyle güldü,Ağzı
Kış mevsiminin en sert günlerinden biriydi. Birkaç çorabı üstüste giymesine rağmen ayakları üşüyordu. Otogara doğru hızlı adımlarla yürüyordu. Çocukken geçirdiği hastalık yüzünden astım olmuştu. “Nefesin tıkanacak” diye annesi yavaş gitmesini
25,03,2025-İstanbul Değerli Öğrencim Prof. Dr. Adem Taşdemir, Mahalle grubumuza yazdığın yazıyı okurken duygulandım. Kırk dört yıl geçti aradan, belleğinde bıraktığım izden bu güne kadar hiç söz etmemiştin, bu içten samimi
25.03.2025/Eskişehir Merhaba Kardeşlerim Haluk Hoca’mın ilk öğrencilerinden biriyim. Orta 1’e* giderken resim dersimize girmişti. Hocamın branşı Türkçeydi. Ilk derste tanışma konuşması yapmıştı, tanışmadan sonra ödev olarak da La Fontaine Masallarından
Denizin üzerinde gün ışıkları mücevher parlaklığında yansıyordu. Birbirine yakın büyüklükteki minik dalgalar kumsala vuruyordu. Gelgitler kumları sürükleyip ayak izlerini kaybediyordu. Mustafa bu doğa olayıyla kendi yaşamı arasında bağ kurdu. Günün
İstanbul’da göreve başlamıştı. Okul müdürü, okulun durumu ve dersine gireceği sınıflar hakkında bilgi vermişti. Okulda ilk günüydü, derse girdi, selam vermek için tahtanın önünde durdu, sınıfa baktı. Öğretmenin sınıfa girmesini