AŞK GÜNÜAŞK GÜNÜ
Davetinle koştum sana, Girdim masalsı rüyaya. Tek taş yüzük taktın bana, Sevinçle daldım hülyaya. Gönlüm aşkla dolu, dedin. Yoluma çiçekler serdin, Nadide sözler söyledin, Umutla girdik yuvaya. Saadetle geçti, zaman.
Yaşananlardan yaşanacaklara yolculuk
Davetinle koştum sana, Girdim masalsı rüyaya. Tek taş yüzük taktın bana, Sevinçle daldım hülyaya. Gönlüm aşkla dolu, dedin. Yoluma çiçekler serdin, Nadide sözler söyledin, Umutla girdik yuvaya. Saadetle geçti, zaman.
100 yıl önce yaktığın meşaleyle aydınlandı yurdum. Kimsesizlerin kimsesi cumhuriyetim 100 yaşında, çok sevinçliyim. Edirne’den Artvin’e; Hakkari’den Antalya’ya bugün kutlu bir coşku var, şenlik var. Yönetim biçimi olarak cumhuriyeti kurduğun
Kış mevsiminin en sert günlerinden biri yaşanıyordu. Kar sürgün yağıyordu, bu yağış şeklini Bozok platosu’nda öğrendim. Sürgün, yerdeki ve havadaki karların savurur, çukur yerleri doldurur, açık alanlarda kar bırakmazdı. Beldeye
Zil çalmıştı, Türkçe dersine girecektik. Ayaklarım beni sınıfa götürmüyordu. Elimden gelse bu derse hiç girmeyecektim. Sınıfa geçtim, yerime oturdum, biraz sonra öğretmen derse girdi. Arkadaşlarım yerlerinden kalktı, ben kalkmadım. Öğretmen
Son dersti, zil çaldı, koşa koşa eve gitti, okul kıyafetlerini çıkardı. Ekmeğin yarısını kırdı, arasına peynir koydu, hızlı adımlarla fırına doğru yürüdü. Simitlerin kokusu caddenin başından duyuluyordu. Nefes nefese fırına
Okul açılalı bir ay olmuştu, 8.sınıfların veli toplantısı yapılıyordu. Okul müdürü bir önceki eğitim-öğretim yılının değerlendirmesini yaptı. Fiziki yapıyla ilgili açıklamalarda bulundu. 8. sınıflarla ilgili alınan kararları açıkladı. Velilerin nasıl
İlçenin tefecilerinden, borcunu ödeyemeyenlerin korkulu rüyasıydı. Alacağını tehsil edemeyince nam olsun diye donu hariç her şeyini alan biriydi. Malı mülkü, hesabı yapılamayacak kadar çoktu. Bununla birlıkte İstanbul’da iş merkezleri, daireleri,
Dedin, parlak yarın senin,Sular coştu benliğimde,Neşeden gözlerim engin,Deniz taştı yüreğimde. Sandım; semaya uçarım,Özgür yaşamı seçerim,Çiçeklerden bal saçarım,Lafmış, zincir bileğimde. İlkyaz oldum sarı yaprak,Vay! Alnımda derin çizik,Nerdeyim? Her yer karanlık,Hayaller kaldı
Katılacak öğrencileri heyacan sardı.Yazıldı mektuplar, düzeltildi yanlış yerler.Tek tek incelendi, başvurudaki eserler.Okulu temsil etmek için seçildi Kadir.Seçici kurul, dedi ki: ‘’harika bu eser!’’Karar verildi, Kadir’in mektubu birinci.Büyüktü öğretmenin ve müdürün
(Dayak mektubuna yanıt) 3 Mayıs 2024 – İstanbul Sevgili Öğrencim,İnsanlık dışı tutumlara dayanman ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Dirençli yapına hayran oldum. Mücadelecisin, içinde bulunduğun durumu bildirmen çok önemli. Bayram
Evden çıkacaktı heyacanlandı,Yaş yetmiş itinayla hazırlandı;Taktı takıştırdı mücevherini,Baş döndürücü yaptı makyajını,Kürküyle takısıyla girdi yola.Dedi: “Bir koşu varayım doktora,Yazdırayım bütün ilaçlarımı.»Doktor tanımak için hastasını:“Size önceden bakmış mıydım?” dedi.Kadın gururlandı, cilveyle güldü,Ağzı