Oldukça zor günlerden geçiyoruz. Evde kalmak, sağlık için çok doğru bir karar, fakat ekonomik açıdan bakıldığında sıkıntı kapıları çalıyor...

Yarınlara Yürümek (14) Virüs İstilası

11.04.2020
Ataşehir

      Sevgili Öğrencim,
      Yazışmalarımız yoğun çalışmamdan dolayı aksadı. Telefonla haberleşmemiz bunda etken oldu. Dünyayı sarsan korona salgınını ve bu salgının insanlarda oluşturduğu derin izleri yazmalıyım dedim. Düşüncelerimi, duygularımı öğrencimle paylaşırsam nezaket borcumu ödemiş sayılırım, diye içimden geçirdim. Umarım yanılmamışımdır.
      Okullarda eğitim ve öğretime ara verildi, yarı zamanlı çalışma ve izine ayırma uygulandı, insanlar arasına sosyal mesafe koyuldu, toplu taşımada yolcu azaltıldı, alışveriş noktalarında 1,5 m aralarla duruldu, maske takıldı, eldiven giyildi, sokağa çıkma yasağı uygulandı, bazı evler ve yerleşim yerleri karantina altına alındı; lokantaların, kahvelerin, çay ocaklarının, berber salonlarının hizmetlerine ara verildi. Bu önlemler hastalığın yayılışını elbette azaltabilir. Her toplumda olduğu gibi bizde de kurallara uymada sorun çıkıyor. Kurallara uyulmaması ve önlem eksikliği salgını büyüttü. Çin’de aralık ayında başlayan salgın, dört ayda dünyayı ele geçirdi. Bilim adamları korona virüsüne dur demede şu an çözüm üretemiyor.
      Oldukça zor günlerden geçiyoruz. Evde kalmak, sağlık için çok doğru bir karar, fakat ekonomik açıdan bakıldığında sıkıntı kapıları çalıyor. Toplum her yönden bir travma yaşıyor. Bu yarayı sarmamızda bilim adamlarının önerileri dikkate alınmalı. Samsun’da öğretmenlere yaptığı konuşmada : “Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir; fendir.” diyen Atatürk, 96 yıl önce söylediklerini ciddiye aldık mı, almadık mı? Sonuçlar açıklandıkça cevabı bulacağız.
      Dilerim ki ülkem ve dünya korona virüsünden çabuk kurtulur. Sonuçlar şu anda bile çok ağır, ilerisini aklıma getirmemeye çalışıyorum. 23 Nisan TBMM’nin kuruluşunun 100.yılı, bu seneki bayram evlerde kutlanacak, izlenimlerini benimle paylaşırsan mutlu olurum. Dikkatli ol, kurallara dikkat et. Sağlık dolu günler senin ve tüm insanlığın olsa güneş ne güzel doğar. Sevgilerimle…

Öğretmenin

Medeniyetin beşiğinde; Umutsuz gencin, Sevgi fakiri çocuğun, Geleceğini düşündün mü? Anlatmalısın.

Anlatmalısın

Şehrin iki yakasında;
Gezip tozamadım,
Keyif yapamadım.
Diye,
Boynun mu büküldü?
Anlatmalısın.

Çağların kentinde;
Ekmeğinin derdi,
Kiranın azameti,
Aklını mı aldı?
Anlatmalısın.

Medeniyetin beşiğinde;
Umutsuz gencin,
Sevgi fakiri çocuğun,
Geleceğini düşündün mü?
Anlatmalısın.

Minarelerin gölgesinde;
Doğru yoldan şaşanı,
Dağları yarattım diyeni,
Islah ettin mi?
Anlatmalısın.

On beş milyonun şehrinde;
Aşkla yücelsin gönüller,
Kardeşçe tutulsun eller,
Diye,
Emek harcadın mı?
Anlatmalısın.

istanbul

İstanbul

Topkapı’nın şanı,
Gülhane’nin cazibesi,
Çamlıca’nın görkemi,
Ne hoştur İstanbul!

Dolmabahçe’de Ata’dan izler,
Sultanahmet’te dualar,
Eyüp Sultan’da dilekler,
Ayakta tutar seni İstanbul!

Kadıköy türkülerde güneşi,
Eminönü kaygısız yüzleri,
Bakırköy, Taksim halayları,
Özlemesin İstanbul.

Kartal hakimiyeti,
Aslan liderliği,
Kanarya mavilikleri,
Göstersin İstanbul.

Deprem

      26 Eylül 2019 günlerden Perşembe 7/D sınıfında dersteyim. Yerden gelen bir gürültü duydum, tuhaf bir gürültü. Öğrencilerimle göz göze geldim. Sallanmaya başladık, öğrenciler donup kalmıştı. Yardım isteyen 35 taze fidan vardı karşımda. Çocuklar sıraların yanlarında cenin vaziyeti alalım, dedim. Ben de masanın yanında korunma vaziyeti almak istedim ama birkaç öğrencim panikleyince onlara korunma vaziyeti aldırdım. Öğrencilere yaşam üçgeninde yerlerini aldırırken kendim sarsıntının son anında yaşam üçgeninde yerimi alabildim. Saniyelerle yarışıyorsun, kaybedilecek her saniye minik canları verir kara toprağa. Durdu sarsıntı.

      Toplanma alanında yerimizi almak için sınıftan çıktık. İnerken merdiven başlarını kontrol eden Okul Müdürümüz Engin Akbal, Müdür Yardımcımız Nazan Polat olağanüstü çaba harcadılar.

      Toplanma alnındaydık. Buradaki durum içler acısıydı, kimi öğretmenlerine sarılıp ağlıyordu, kimi fenalaşıyordu. Öğrencileri sakinleştirmeye çalışırken ailelerimizi arayamadık. Eşim, kızlarım ve damadım benden haber alamayınca endişelenmişler. Öğrencileri öğretmen arkadaşlarımızın gayretleriyle sakinleştirebildik. Ardından ailelerimizi aradık, telefonlar çalışmıyordu. Aklıma WhatsApp geldi. Şükürler olsun herhangi bir sıkıntı yoktu. Bu doğal afeti hiçbir öğrencimizin burnu kanamadan atlattık.

      Akşam televizyon görüntülerinde, panik içinde herkes işini bırakıp kaçışıyordu, biz öğretmenler kaçmayı, kendimizi kurtarmayı düşünemedik bile. Emanetlerimize sahip çıktık. Çalışma arkadaşlarıma teşekkürler, fedakârlığınızı minnetle anacağım. Allah’a emanetiz, yardımlarını esirgemez İNŞALLAH!