İstanbulİstanbul
Topkapı’nın şanı, Gülhane’nin cazibesi, Çamlıca’nın görkemi, Ne hoştur İstanbul!
Yaşananlardan yaşanacaklara yolculuk
Topkapı’nın şanı, Gülhane’nin cazibesi, Çamlıca’nın görkemi, Ne hoştur İstanbul!
Altmış yaşındaki adam, eşinin rahatsızlığından yakınmaktadır. Ev işlerini yapmaktan sıkıldığını söylemektedir. Hinlik düşünen komşu oğlu: ─Dayı gel kafayı dağıtalım, eğlenelim, der. Adam nazlanır ama sonunda ikna olur. Pavyona giderler, felekten
Mondros’ta atılan imzayla,Mahkûm mu millet,Bu hain karanlığa? Zincire vurulmuş Mehmetlere,Müjde var Samsun’dan:“İstiklâl Savaşı başlıyor!”Boyun eğer mi,Türk halkı esarete?Kazanmak için bağımsızlığı;Yola düştüler,Alacakaranlıkta.Karanlığı yırttı,Atlar ve kağnılar. Şahlanan istiklâl nidaları,Ardında:Yıldızlar gibi kayanToprak kokulu
Gülün ömrüne benzemiştim O kısa sandığım günlerimi Bir rüzgarla savrulur gider Bir yağmurla geçer yere derken Dakikalar yıllara bezendi
Baba oğlunu alıp gezmeye çıkar, Babanın bir tanıdığına rastlarlar, Hal hatır derken çocuk bilmiş mi bilmiş: ─Ne komik konuşuyorsun. Adam kızmış, Anlatabilsem afacana derdimi, Peş peşe sıralar tıbbi söylemleri: ─Gençken
Koyu kırmızıyı, Ala çeviren yürek,Sevdaları yaşatıyor.Sen neredesin? Soğuk, kara kışa teslim.Doğa özlemle, Çocuksu sevinçle,Yeşilini bekliyor.Sevdalar türküleşiyor.Sen neredesin?
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Ruslar çeşitli gerekçelerle Doğu Karadeniz’e akın ederler. Eğlenceye düşkün Rus kadınlardan bazıları Körfez adlı restoranın müdavimlerindendir. Halk arasında bu restoranın adı ayyuka çıkmıştır. Erkek çocuklar da bu
Uzun bir yolculuğun ardından Kadriye, Millî Eğitim Bakanlığına ulaşmıştı. Bakanlığın giriş kapısının önü geniş bir alandı. Burada okul arkadaşlarıyla karşılaştı. Arkadaşlarına atama çağrıları gelmişti, ama Kadriye’ye çağrı ulaşmamıştı. Tarif edilemez
Mavi sergiler enginliği, Kararan ufku aydınlatır. Güneş beliriverir, Dağların yücesinden.
Seni sevmediğimi söylediler;Dalavereyi de ekleyerek,Yaygarayı bastılar.Sanki!Almamak üzere,Kalbime demir attılar. Kaynayan sıcaklığımı,Dona çevirdiler.Açan çiçeklerimi,Ölüme terk ettiler. Uğraşmayın!Sevgilimden ayrılmam,Bağlanmışım vazgeçmem.Kalbim attıkça,Mecnun’um.Nefesim sona erdiğinde,Dillerde şarkıyım.