Mektup_4_inanç

Yarınlara Yürümek (4) İnanç

11/03/2019
Ataşehir

      Sevgili öğrencim,

      Yazdıkların önemli
konularından biri, arkadaşların yanlış yaptığı zaman seni suçlaması rahatsız edici bir durum. Anlatacaklarım belki derdine çare olur.

      Öğrencilerle hata
yaptıklarında konuşuyorum. Hareketlerinin yanlış olduğunu hemen hemen hepsi
kabul ediyor, uygulamaya gelince kendilerine hakim olamadıklarını söylüyorlar.
Çeşitli nedenler; kimi sıkıldığını, kimi anlamadığını, kimi öğretmene ve
arkadaşlarına kızdığını ileri sürüyor. O zaman şu soruyu yöneltiyorum, “Peki bu
şekilde sıkıntılarınızı çözebilecek misiniz?” Başkalarını suçlamayı
sürdürüyorlar. Sorduğum sorunun cevabı bu değil dediğimde sessizce başlarını
eğiyorlar. Kısa bir hikaye anlatayım. Napolyon savaşta yenilen generaline
sebebini sorar. General birincisi mermimiz bitti, ikincisi… Napolyon sertçe,
“Yeter daha anlatmana gerek yok.” der. Bu
hikayede general çaresiz kalmayı, Napolyon çözüm yolu aramayı düşündürüyor.
Sevgili öğrencim, suçlamalar, laf atmalar kıskançlıklar hep olacak. Bunları
kafanda büyütürsen moralin bozulur, çıkmaza girersin. Olumsuz zamanlarda çıkış
yolu her zaman vardır. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı cephane yokluğuna, yoksul ve
yorgun orduya rağmen kazanmasını bildi. Bunda en önemli etken inançtı, doğru
taktikti. Demek ki inançla, doğru taktikle yoluna devam edersen her işin üstesinden
gelebilirsin. O zaman güçlü kişiliğinle yanında olanların ve sana benzemek
isteyenlerin sayısı artar. Kendine inanırsan yanında yüzlerce kardeş bulursun,
kuralların uyulduğu okul ortamını yaşarsın. Senden özellikle istediğim şu, hayallerini
ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini
açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin.
İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak
için mücadele etmeye değmez mi?

      En güzel günler seninle olsun. Selam ve sevgilerimle…

Öğretmenin.

yarınlara yürümek 3 Kusur

Yarınlara Yürümek (3) Kusur

18/02/2019

      Değerli Öğretmenim,

      Yazdıkların çok güzeldi. Cevap vermenden
dolayı çok mutlu oldum. O kadar sevindim ki kalkıp oynadım. Neden dersen
duygularımı, düşüncelerimi paylaşacağım birini, öğretmenimi, buldum.

      Bugün
çok üzüldüm. Dert ortağım sıra arkadaşım derste konuşuyordu, susmasını
söyledim. Öğretmenimiz susun dercesine
bize bakınca, arkadaşım kendisini konuşturduğumu söylemesin mi? Şaşırdım,
sesimi dahi çıkaramadım. Arkadaşımın yalan konuşmasını bir türlü hazmedemedim. Değişik
günlerde sınıf arkadaşlarımın yaptıkları saymakla bitmez. Yazılıdan güzel not
alırsın, çıkar biri kopya çekti der. Yere çöp atarlar, suçlanırsın. Gelir biri
sıranın üstünü yazar, suçlanırsın. Hep
suçlama, hep kusur arama. Kavgalar, çirkin söylemler, tehditler… Okul
arkadaşlarım, kendilerine yapılmasını istemediklerini bir başkasına neden yaparlar?
Anlamıyorum. Oysa arkadaşlarımla saygı, sevgi içinde şarkılarla, türkülerle
oynamak; mutluluk içinde yaşamak, el ele vererek dostça büyümek istiyorum.

      Öğretmenim,
bu karmaşadan, bu sıkıntılardan nasıl kurtulacağımı bilemiyorum. Anlatır
mısın?

      Saygılarımla selam ederim.

Öğrencin