Şahlanan istiklâl nidaları, Ardında: Yıldızlar gibi kayan Toprak kokulu kadınlar, Melez çocuklar; Kazmayla, kürekle akın akın, Mustafa Kemal’e koştular.

Bağımsızlık Mücadelesi

Mondros’ta atılan imzayla,
Mahkûm mu millet,
Bu hain karanlığa?

Zincire vurulmuş Mehmetlere,
Müjde var Samsun’dan:
“İstiklâl Savaşı başlıyor!”
Boyun eğer mi,
Türk halkı esarete?
Kazanmak için bağımsızlığı;
Yola düştüler,
Alacakaranlıkta.
Karanlığı yırttı,
Atlar ve kağnılar.

Şahlanan istiklâl nidaları,
Ardında:
Yıldızlar gibi kayan
Toprak kokulu kadınlar,
Melez çocuklar;
Kazmayla, kürekle akın akın,
Mustafa Kemal’e koştular.

Gözler güneşi bulunca;
Pençeydi nasırlı eller,
Kibirli dev emperyalistleri;
İstanbul’dan, İzmir’den
Söküp attılar.
Dünya tarihine;
Şanla, şerefle:
“Bağımsızlık benim karakterimdir.”
Yazdılar.

Atatürk “ Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir… Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur.” sözüyle öğretmene ne kadar değer verdiğini açıklamıştır. Bu kutlu meslekte insan zengini olan öğretmenimin ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarım.

Yarınlara Yürümek (13) Öğretmen Günü

23.11.2019

      Saygıdeğer Öğretmenim,

      “Elime kalem verince,
      Güneşi çizdim her yere.
      Okumayı öğrenince,
      Uygarlığı yaydım herkese.”

       Yazıma sizin dizelerinizle başlamak istedim. Dizelerinizde belirttiğiniz gibi yetişmemde, verdiğiniz emekler, düşüncemin gelişmesini ve yaşantımın nitelikli olmasını sağladı. Teşekkür ederim öğretmenim.
       Öğrencilerinizin yetişmesi için gösterdiğiniz çabayı takdirle karşılıyorum. Onları sosyal, kültürel ve bilimsel mevkilerde görmek istediğinizi biliyorum. Bu isteğiniz İnşallah gerçekleşir. Gelecek nesilleri yetiştiren saygıdeğer öğretmenlerimizi; dertten uzak, mutlu bir yaşam içinde, sorunları çözümlenmiş olarak görebilmek arzusu içindeyim. Öğretmen, dinimiz açısından da anne, babadan sonra saygı gösterilmesi gereken kişidir. Bunun nedeni bireyin yetişmesinde öncü olmasıdır. Atatürk “ Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir… Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur.” sözüyle öğretmene ne kadar değer verdiğini açıklamıştır. Bu kutlu meslekte insan zengini olan öğretmenimin ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarım.
       Sonsuz saygılarımla selam eder, kalem tutan ellerinizden öperim.

Öğrenciniz

Ne güzel Ata'nın şu özdeyişi, aynı zaman da uyarıcı "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır."

Toplum ve Öğretmen

      Öğretmenler, insanların yetişmesini, bilgi sahibi olmasını sağlar. Kısaca okumayı ve yazmayı öğretir.
      Hammaddesi insan olan bu esleğe gerekli itibarın gösterilmesi gerekir ki toplum daha nitelikli yetişebilsin. Yarınlarımızın kurucuları ve koruyucuları öğretmenler değil mi? İnsanlarda eksikliklerden söz edilir. Eğitimden nasibini almayanların, toplumsal yapıya katkıları zordur. Toplumun yeşermesinde öğretmenlerin önemli katkıları vardır. Gelişen ülkeleri milli gelirden, en fazla payı eğitime ayırmıştır. Eğitim kurumları çağın gereğine uygun olarak yapılır. Teknikleri bilimsel kurallara dayandığından nitelikli insanlar yetişir. Eğitim üretime katkı sağlar ve budüşünülerek alt yapısı organize edilmiştir. Bu durumlar toplumsal yapıya pozitif olarak yansımıştır.
      Eğitim kurumları ve eğiticiler, politik oyunlardan uzak tutulmalıdır. İnsanlaraİ önem verilmesi gereken yerlerin eğitim kurumları olduğu kavratılmalıdır.
      Öğretmen beyince sağlıklı olmalıdır. Tüm olumsuz koşullara dayanmalıdır. Topluma sağlıklı kişilik kazandıracak olan bu insanlar, görevinin önemini hiç bir zaman unutmamalıdır. Öğretmen güçlü olmalıdır. Amaca mücadeleler sonucu ulaşır. Bunu çoğu öğretmende bilmektedir. Olanaklar sunumlmazsa öğretmen ne yapsın.
      Ülkesini, ulusunu seven, çalışan öğretmen ödüllendirilmezse kırılmaz mı?
      Çalışmalarının karşılığını görürse, işine yürekten sarılmaz mı? Bilinçli, kültürlü gençlik ve toplum yetişmez mi?
      Aksilikler söz konusu olursa, Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençlik kaybolur.
      Ne güzel Ata’nın şu özdeyişi, aynı zaman da uyarıcı “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”

Giresun Son Haber Gazetesi
Sayı:1087
Tarih:17 Aralık 1994

Gençliğe en büyük eserini emanet eden dünya liderimiz; sevgin büyüdükçe büyüyor, ülke sınırlarından taşarak dünyaya ulaşıyor. Mazlum halkların emperyalizme karşı mücadelesinde, son yüzyılda birçok ülkenin gelişmesinde önder Atatürk’üm: Bilmeli ki dost, düşman insanca yaşamak, adaletli olmak, çalışmak demektir Atatürkçülük.

Ata’ya Selam

06/11/2019
Ataşehir

      Sevgili Öğrencim,
     Cumhuriyet Bayramı konulu mektubunu aldım. Ben de 10 Kasım yaklaştığı için hemen cevap vermek istedim.
      10 Kasım’da Kurtuluş Savaşı komutanını, cumhuriyetin kurucusunu, devrimlerin öncüsünü “Beden Atatürk’ü “ kaybettik, “Düşünce Atatürk’ü” dirilttik.
      Anadolu’yu işgal eden emperyalistlere direnen, Türk halkını teslim etmeyen Mustafa Kemal, bir güneş gibi doğdu, aydınlattı Anadolu’yu.
      Gün; Atatürk’e sahip çıkmanın, onun ilkeleriyle ilerlemenin günüdür. Atatürk bu ülkenin bilime, barışa dönük yüzüdür. Atatürkçü düşünceye sahip çıkmak geleceğimize ışık tutmaktır.
      Gençliğe en büyük eserini emanet eden dünya liderimiz; sevgin büyüdükçe büyüyor, ülke sınırlarından taşarak dünyaya ulaşıyor. Mazlum halkların emperyalizme karşı mücadelesinde, son yüzyılda birçok ülkenin gelişmesinde önder Atatürk’üm:
      Bilmeli ki dost, düşman insanca yaşamak, adaletli olmak, çalışmak demektir Atatürkçülük.
      Kelimeler yeter mi yaptıklarını anlatmaya? Yetmez.
      “Düşünce Atatürk” gönüllere aşk ateşini düşürdü, akla uygar olmayı öğretti.
      Bu eşsiz devlet adamının manevi huzurunda saygıyla eğilmek, insanlık borcudur. Ata’ya selam olsun, kurduğun cumhuriyet emin ellerde, sonsuzluğunda rahat uyu.
      Sevgili öğrencim, cumhuriyeti daha ileri taşıyacağına, Atatürkçülük çizgisinden sapmayacağına eminim. Sonsuz sevgilerimle gözlerinden öperim.
      Öğretmenin.

Kahramanlarımızın İnançları tam, yürekleri korkusuz, arkasında Türk halkı. Yürüdüler yoksulluğun ve geri kalmışlığın üzerine. Güçlü mü güçlüydüler, başardılar, gururla 10. Yıl Marşı’nı 86 yıldır coşkuyla söylüyoruz. Her dizesi cumhuriyetin kazanımlarını anlatıyor. Cumhuriyet devrimdi. Cumhuriyet aydınlanmaydı. Cumhuriyet özgürlüktü. Cumhuriyet fabrikalar kurmaktı. Cumhuriyet eşitlikti. Cumhuriyet insan olduğumuzu anlamaktı. Cumhuriyet bolluktu. YAŞASIN CUMHURİYET.

Yarınlara Yürümek

29/ 10/ 2019

Cumhuriyet Bayramı

      Cumhuriyetin ilan edilmesinden bugüne 97 yıl geçti. Cumhuriyeti ilan eden Mustafa Kemal, yol arkadaşları; bizlere hür iradeyi teslim ettiler, cumhuriyetin kuruluşundan hemen sonra birbirini izleyen devrimleri gerçekleştirdiler.
      1923’te ülkem öyle sıkıntılar içinde ki, roman yazarlarının kurgusu değil, inanılması güç gerçeklerle karşı karşıyayız. Bunlar; yokluk, hastalık, üretemeyen ve aydını olmayan bir ülke… Mustafa Kemal cumhuriyeti bu koşullarda ilan etti. Ardından tarihi mektubu yazdı, İsmet Paşa’ya: “Bize geri, hastalıklı ve yoksul bir vatan kaldı. Allah yardımcımız olsun.” Kahramanlarımızın İnançları tam, yürekleri korkusuz, arkasında Türk halkı. Yürüdüler yoksulluğun ve geri kalmışlığın üzerine. Güçlü mü güçlüydüler, başardılar, gururla 10. Yıl Marşı’nı 87 yıldır coşkuyla söylüyoruz. Her dizesi cumhuriyetin kazanımlarını anlatıyor. Cumhuriyet devrimdi. Cumhuriyet aydınlanmaydı. Cumhuriyet özgürlüktü. Cumhuriyet fabrikalar kurmaktı. Cumhuriyet eşitlikti. Cumhuriyet insan olduğumuzu anlamaktı. Cumhuriyet bolluktu. YAŞASIN CUMHURİYET. Cumhuriyetimizin 96. Yılı kutlu olsun. Başöğretmenim, yol göstericim, emanetini istediğin düzeye getirmek namus borcum. Cumhuriyeti ileri daha ileri taşımak görevimi asla unutmayacağım. Öğretmenim düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Bana destek vereceğinden eminim. Gözlerinizdeki ışıltıyı, yaşadığınız mutluluğu görür gibiyim.
      Sonsuz saygılarımı sunar, ellerinden öperim.

Adem YILMAZ
Öğrencin

Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Yarınlara Yürümek (7) Yüzüncü Yıl

19/05/2019

      Değerli Öğretmenim,
      “19 Mayıs 1919 Türk ulusunun işgalden kurtulma mücadelesinin başlangıç günüdür. Bu tarih, Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşalenin Anadolu’yu aydınlatmasıdır.” demiştin derste. Söylediğin sözden etkilendim, not aldım. Düşüncelerimi sizle ve sitenizi ziyaret edenlerle paylaşmak istedim.
      Kurtuluş Savaşı, emperyalist işgale karşı verilen direnişin adı. Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun çıkan, silahlarına el konulan, haberleşmesi engellenen, tersanelerine girilen bir ülkenin bağımsızlık inancından başka gücü yok. İşte bu zor durumda n çıkabilecek liderimiz Mustafa Kemal, Anadolu insanını tek bir yürek, binlerce yumruk yaptı. Yürüdü düşmanın üzerine, yurdumuzu kurtardı işgalden. Bunları öğrendikçe Atatürk’ün büyüklüğünü öğreniyorum. Cumhuriyetin ilk günü İsmet Paşa’ya yazdığı mektupta nasıl bir ülkeyi devraldığını anlatıyor, duygulanmamak mümkün değil. Sanayide, tarımda, sosyal hayatta, eğitimde, ekonomide, adalette yaptığı çalışmalar ve yenilikler kitaplara, arşivlere sığmıyor. Öğretmenim, söyleneceklere satırlar yetmez. Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
      Değerli öğretmenim, derslerim gayet iyi gidiyor. Sınavlarım güzel geçti, birkaç dersten sınavım kaldı. Önerilerini önemsiyorum, dediğin gibi çalışıyorum. Annem ve babam yazışmamızdan dolayı çok mutlular, yaz tatilinde misafirimiz olmanızı istiyorlar. Selâm ve saygılarımla ellerinden öperim. Annemin, babamın çok çok selâmları var.

Öğrencin
Âdem YILMAZ

Yarınlara Yürümek 5 Bayram Mesajı

Yarınlara Yürümek (5) Bayram Mesajı

23/04/2019

Saygıdeğer Öğretmenim,

Bugün 23 Nisan, 99 yıl önce sıkıntılara göğüs gerip bize bu güzel bayramı yaşatan büyük önder Mustafa Kemal’e ve yol arkadaşlarına milyonlarca kez teşekkür ederim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm kardeşlerime kutlu olsun. Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın Atatürk!

Öğretmenim, Saat 09.30’da “Temsili Kaymakamlık” görevine gittim. Kaymakamımız beni koltuğuna oturttu, mesaj vermemi istedi, çok heyecanlandım kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Mesajımı verirken senin bir yazından etkilendim ve şunları söyledim: ”23 Nisan çeşitli ülke çocuklarının konuk olduğu bir bayramdır. Bize düşen görev bayramımızın dünyada kutlanmasını sağlamaktır. Dilimiz, ırkımız, ulusumuz ne olursa olsun Evrensel Çocuk Haklarına uyulmalıdır. Ebeveynlerimiz çocuk yetiştirme konusunda eğitim almalıdır.” dedim. Misafirlere çikolata, çay, kahve ve meyve suyu ikramında bulundum. Ardından okuluma geldim. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, şehitlerimizin ve ülkemize hizmet edenlerin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunduk. İstiklâl Marşı’nı söyledik. Günün anlamıyla ilgili konuşmayı yakın arkadaşım yaptı. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik, dans ettik, halay çektik, horon teptik. Öğleden sonra çok sevdiğim bir sanatçının açık hava konserine gittim. Akşam bando eşliğinde fener alayına katıldım. Öğretmenim, unutulmaz bir gün yaşadım, çok mutluyum. Senin öğrettiğin yolda ilerlerken sevincimi, mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim. Bir günlük mutluluk, bir yıla yetecek mi? Bilemiyorum. Şiddete uğrayan, açlıktan ölen, istismar edilen ve ağır koşullarda çalışan çocuklar dünyaya yakışmıyor. Günümüz insanlığının şiddete başvurması, savaşlara yol açması hele mal mülk uğruna, güç uğruna tüm insani değerleri yok etmesi anlaşılır gibi değil. Bu oluşumlar beni etkiliyor, yarınlara ait hayal kurmamı engelliyor. Yüce Allah: ”Bana kul hakkıyla gelmeyin.” demiş. Bu emri neden unutuyorlar? Anlamıyorum, anlatır mısın öğretmenim? 23 Nisan’ı yıl boyunca yaşatmak büyüklerin görevi değil mi? Atatürk bayramı hediye ederken insanlığa mesaj vermiş. Bu yaklaşıma önem verilmelidir.

Sonsuz saygılarımla selam eder, ellerinden öperim.

Mektup_4_inanç

Yarınlara Yürümek (4) İnanç

11/03/2019
Ataşehir

      Sevgili öğrencim,

      Yazdıkların önemli
konularından biri, arkadaşların yanlış yaptığı zaman seni suçlaması rahatsız edici bir durum. Anlatacaklarım belki derdine çare olur.

      Öğrencilerle hata
yaptıklarında konuşuyorum. Hareketlerinin yanlış olduğunu hemen hemen hepsi
kabul ediyor, uygulamaya gelince kendilerine hakim olamadıklarını söylüyorlar.
Çeşitli nedenler; kimi sıkıldığını, kimi anlamadığını, kimi öğretmene ve
arkadaşlarına kızdığını ileri sürüyor. O zaman şu soruyu yöneltiyorum, “Peki bu
şekilde sıkıntılarınızı çözebilecek misiniz?” Başkalarını suçlamayı
sürdürüyorlar. Sorduğum sorunun cevabı bu değil dediğimde sessizce başlarını
eğiyorlar. Kısa bir hikaye anlatayım. Napolyon savaşta yenilen generaline
sebebini sorar. General birincisi mermimiz bitti, ikincisi… Napolyon sertçe,
“Yeter daha anlatmana gerek yok.” der. Bu
hikayede general çaresiz kalmayı, Napolyon çözüm yolu aramayı düşündürüyor.
Sevgili öğrencim, suçlamalar, laf atmalar kıskançlıklar hep olacak. Bunları
kafanda büyütürsen moralin bozulur, çıkmaza girersin. Olumsuz zamanlarda çıkış
yolu her zaman vardır. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı cephane yokluğuna, yoksul ve
yorgun orduya rağmen kazanmasını bildi. Bunda en önemli etken inançtı, doğru
taktikti. Demek ki inançla, doğru taktikle yoluna devam edersen her işin üstesinden
gelebilirsin. O zaman güçlü kişiliğinle yanında olanların ve sana benzemek
isteyenlerin sayısı artar. Kendine inanırsan yanında yüzlerce kardeş bulursun,
kuralların uyulduğu okul ortamını yaşarsın. Senden özellikle istediğim şu, hayallerini
ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini
açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin.
İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak
için mücadele etmeye değmez mi?

      En güzel günler seninle olsun. Selam ve sevgilerimle…

Öğretmenin.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşıyan, Cumhuriyet kurulmasında destek veren, aşımıza aş katan, canımıza can katan, karşılık beklemeden sevmeyi öğreten kadınlarımız; Size verilen değerin ölçütü, paydaşınız erkeklerle her alanda eşit olmanız ve baskı görmeden özgürlüğü doyasıya yaşamanızdır.
Kurtuluş Savaşı’nda cephane taşıyan, Cumhuriyet kurulmasında destek veren, aşımıza aş katan, canımıza can katan, karşılık beklemeden sevmeyi öğreten kadınlarımız; Size verilen değerin ölçütü, paydaşınız erkeklerle her alanda eşit olmanız ve baskı görmeden özgürlüğü doyasıya yaşamanızdır.