AteşimleAteşimle
Evim barkım dağlar; Yaramı deşen dikenler, Zirveye tırmanışımda, “Fikret”teki gibi engel değil.
Yaşananlardan yaşanacaklara yolculuk
Evim barkım dağlar; Yaramı deşen dikenler, Zirveye tırmanışımda, “Fikret”teki gibi engel değil.
Birbirimize sarıldığımız geceler, Sevgiyle dolu sözler, Sorunsuz günler, Geçen yıllara gömüldü. Kavga derken, Yaşamak derken, Be kardeşim!
Evrenin sonsuzluğunu yutuyor, Kelimelerin darlığı. Duygular sevdalar köreldiler, Zamanıdır unutuldular. Kayboluverdi, Sımsıcak güneş, Mutluca gülümseyen Ay.
Gönlümde kıpırdayan duygular,Seni seçti seni.Öyle güzel bir sevgi ki bu;Seninle başlıyor günlerim,İsmini sayıklamakla geçiyor gecelerim. Bomboş ev,Bomboş odalar,Seni bekliyorum.Açarak kollarımı,Saramıyorum sımsıkı,Öyle sımsıcak ki bu sevgiOrganlarımla bütünleşenKaybolacak bedenimdenBitecek çiçeklerleHer yana kokuları
Buğulanan odada; Şaraba sığınanlara, Sevdaları kül olanlara, Nağmelerin cılız sesi yetmiyor.
Öyle bir dünya ki Mutluluğu mu tattırır? Dertleri mi büyütür? Yaşayandan başkası bilemez.
Aşka düştüm düşeliVatan yükselir, Omuzlarımın üzerinde.Güllerim yeşerir,Toprak kokan avuçlarımda. Anamın kucağını,Yârimin bakışını, Çok özlesem de…Yüreğimdeki sevda vatan:Edirne’den Kars’a,Güneşi verir bana. Namusun güvencesi,Özgürlüğün savunucusu,Egemenliğin bekçisi,Olabildiysem ne mutlu.
Medeniyetin beşiğinde; Umutsuz gencin, Sevgi fakiri çocuğun, Geleceğini düşündün mü? Anlatmalısın.
Seven aşkına karşılık bulamaz. Aşık olduğu yalan sözlere inanır ortada kalır.
Topkapı’nın şanı, Gülhane’nin cazibesi, Çamlıca’nın görkemi, Ne hoştur İstanbul!