HAREMLİK, SELAMLIK

Can, kasabada göreve yeni başlamıştı. Mesai arkadaşları ve komşuları, hoş geldin, ziyaretine
geliyorlardı. Kış gelmişti, küçük bir yerleşim yeri olduğundan ev oturmaları sosyal yaşamın bir
parçasıydı. Mesai arkadaşlarından biri;
—Size hoş geldin ziyaretine geleceğiz, fakat sizin yaşam anlayışınız bize göre değilmiş, dedi.
Bunun üzerine Can;
—Yaşam anlayışımızın size göre olmadığını belirtiyorsunuz, düşüncenize katılmıyorum, size
uymayan noktaları açıklamalısınız. Biz de eksiğimizi bilelim, dedi. Mesai arkadaşı süklüm püklüm
başını öne eğdi:
—Haremlik selamlık oturmazmışsınız, sizleri ziyaret etme konusunda karar veremiyoruz,
kusurumuza bakmayın, dedi. Can, haremlik selamlık adetini biliyordu, düşündü, kırmadan bir şeyler
söylemeliydi:
—Pekela anlamaya çalışıyorum, neden haremlik selamlık oturmak istiyorsunuz? dedi. Mesai
arkadaşı:
—Zina olur, dedi. Can bu anlayışı saçma buldu;
—Aile içinde, çoluk çocuk yanında, dostluk ve arkadaşlık ziyaretinde böyle bir sey olabilir mi?
dedi. Mesai arkadaşı;
—Dediğin gibi değil, kadın ya da erkek birbirine iç geçirerek bakabilir, bu da zinadır, dedi. Can
duyduklarına şaşırdı;
—Ziyaret isteğinizi kabul etmem mümkün değil, Birbirimizin eşlerine iç geçireceğimizi
düşünmen; ahlak anlayışımıza, törelerimize uymaz. Sizinle görüşmesek daha hayırlı olur, hiç olmazsa
Kirâmen Kâtibîn meleği günah yazmaz.

Haluk Yeşiltepe

Öğretmen - Yazar - Şair at MEB
Yazıları ve şiirleri üreten Haluk Yeşiltepe 1960 yılında Ankara’da doğdu. 1966 yılında ilkokula başladı. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Bulancak’ta bitirdi. Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Öğretmenliği Bölümünden 1980 yılında mezun oldu. İlk şiirini 1974 yılında yazdı. Mahalli gazete ve dergilerde, şiirlerini ve yazılarını yayımladı. Öğretmen olarak Yozgat’ta, Giresun merkezde, Bulancak ilçesinde çalıştı. Mesleğine devam etmektedir.Evli ve iki kızı vardır.
Haluk Yeşiltepe

Latest posts by Haluk Yeşiltepe (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ilgili yazı

YALANCININ MUMUYALANCININ MUMU

Çocuğun yanında üç arkadaşı, Eli başında oy, oy ağlayışı, Görünce telaşlandı öğretmeni: —Başına bir şey mi oldu çocuğum? —Dedi, kapıya çarptım öğretmenim. —Şişti mi, yarıldı mı gel bakayım, —Başımda sıkıntı

Niye çalışıyorum biliyor musun? Daha çok ürün alayım da biraz daha fazla zevk yapayım, diye.

Boşuna YaşamışBoşuna Yaşamış

Altmış yaşındaki adam, eşinin rahatsızlığından yakınmaktadır. Ev işlerini yapmaktan sıkıldığını söylemektedir. Hinlik düşünen komşu oğlu: ─Dayı gel kafayı dağıtalım, eğlenelim, der. Adam nazlanır ama sonunda ikna olur. Pavyona giderler, felekten