Çınar ağacına salıncak yap, eline bir kitap al, yavaş yavaş sallanırken oku. Komşu çocuklarıyla arkadaş ol, her türlü oyunu

Yarınlara Yürümek (2) Keşke Demeden

31/01/2019
Ataşehir

      Sevgili öğrencim,

      Büyüklerine gönderdiğin mektubu birkaç kez okudum. Yürekten yazmışsın, aferin. Seninle gurur duydum.

      Yazdıkların günümüzün önemli konularından. Başarıya hediye vermek geleneklerimizle ilgilidir, hediye almakta vermekte keyiflidir. Hediye işini kafanda büyütme. Eleştirilerini akılcı buldum, büyüklere ders verir gibi. Çocukluğunu istemen harika bir yaklaşım. Önceleri aynı mahallede oturanlar pikniğe giderdi, eğlenirlerdi. Çocuklar da ip atlardı, çizgi, saklambaç, yakalamaca oynardı, uçurtma uçururdu. Akraba ziyaretleri yapılırdı, uzaksa yatıya kalınırdı, kuzenler birbirileriyle oyun oynamaktan yorgun düşerdi, şimdi birbirlerini tanımıyorlar. Teknolojinin yanlış kullanılması insan ilişkilerini zayıflattı. Çocukları evde tek başına kalmasını getirdi. Yalnız kalan çocuklar bu araçlarla arkadaş oldu. Arkadaşlığın sıcaklığı, paylaşımı geçmiş yıllarda kaldı.

      Sevgili öğrencim,

      Çocuklarımız hiçbir şeye imrenmesin, diğer çocuklarda var bizimkinde de olsun, dedik. Teknoloji ürünlerinin olumsuz sonuçlarını hesap etmedik. Telefonunu kaybeden çocuğun yakınını kaybetmiş gibi üzülmesine güldük. Doğru yaptığımızı düşündük, sonuçlarını hesaplamadık. Eksikliklerimizi görmemiz gerekiyor.

      Sizleri doğayla tanıştırmalıyız. Bizim oynadığımız oyunları öğretmeliyiz. Sen de annenden babandan karne hediyesi olarak pikniğe gitmeyi iste, haykır doğaya, sana geldim, diye. Çınar ağacına salıncak yap, eline bir kitap al, yavaş yavaş sallanırken oku. Komşu çocuklarıyla arkadaş ol, her türlü oyunu oyna. Varsın elbiselerin kirlensin aldırma. Çocukluğunu yaşa, çünkü bir daha bu yılları bulamayacaksın. Asla derslerini ihmal etme, çok çalış. Yarınlarına keşke demeden, içindeki sevgiyi büyüterek yürü.

      Karnenin güzel olduğunu duydum. Başarılarının devamını dilerim. Sevgilerimle…

Öğretmenin

Mektup

Yarınlara Yürümek

15/01/2019

      Sevgili Büyüklerim,

      Karne tatili olacak, karışık duygular içindeyim. Sevinecek miyim, üzülecek miyim? Bilmiyorum. Bu satırlardan sizlere seslenmek istiyorum.

      Karnemde iki sonuçtan biri olacak. Ya başaracağım ya da başaramayacağım. Başarırsam övgülerle dolu sözler duyacağım, hediyeler ve harçlıklar alacağım. Beni inanın ki hediyeler sevindirmeyecek, tabletin, akıllı telefonun bir üst modeli belki o an ilgimi çekebilir. Ya sonra ne olacak biliyor musunuz? Okulda öğretmenlerim internetin doğru kullanımını anlatırken, oyun oynamanın zararlarına değinecekler. Annem ve babam sanal oyunları oynadığım için öfkelenecekler. Sivil toplum kuruluşları seminerlerinde çocukların sosyalleşmesine en büyük engel diyecekler. Madem yanlıştı, bunları elimize niye verdiniz? Başaramazsam azarlanacağım. Suçu öğretmenlerimde ve arkadaşlarımda arayacağım. Söylediklerime, beni korumak adına destek olacaksınız. Yalan öğrenmiş olmayacak mıyım?

      Saygıdeğer büyüklerim, şaşkınım hem de çok. Söylemleriniz biliyorum ki bizleri korumak adına. Doğayla baş başa kalacağım yerler verin, kırlarda koşayım, koşarken düşebilirim, düşersem elimden tutup kaldırmayın, ben kalkarım. Uçurtmayla rüzgarı, çemberle hareketi, saklambaçla yorumu, damayla stratejiyi… öğrenebilirim. Çok mu zor, bu isteğimi gerçekleştirmeniz?

      Biliyorum ki vatana, millete ve çevreme hayırlı evlat olarak yetişmemi istiyorsunuz. Haklısınız, ben de bunu istiyorum ve çabalıyorum. Yanlış yaptığımda kendi çocukluğunuza dönüp akıl vermenize dayanamıyorum, lütfen yapmayın. Beni dinleyin, arkadaşlarımla karşılaştırmayın. Karnemde sonucum ne olursa olsun beraber ders çıkaralım, eksikliklerimi ve doğrularımı bulalım. Yaşım gereği elbette tehlikeler içindeyim, sanal dünyaya ve kötülüklere karşı kendimi korumayı öğretin. Yarınlara yürümeme izin verin.

      Sizleri çok ama çok seviyorum. Saygılarımla…

Evladınız.