Yarınlara Yürümek (17) Emek

02/05/2021-İstanbul

      Değerli Öğretmenim,
      Yazdıklarınız yaşama ve geleceğe ilişkin mesajlarla dolu. İlgiyle okuyorum. Değişmez gerçekleri vurguladığınızı tecrübe edinen eski bir öğrenciniz olarak bilgisayarın başına oturdum. Sitenizdeki Şaşkınım” adlı mektubunuza cevap vermek istedim.
      Pandeminin dünyaya ve ülkemize yaşattığı sıkıntılı süreç, bireylerin davranışlarında etkili oldu. Öğrencilerde de derslere boş verme, katılmama gibi durumları ortaya çıkardı, elbette ergenliğin ilk dönemlerinde söylenen sözler bir kulaktan giriyor bir kulaktan çıkıyor galiba. Öğretmenlerimizin dediklerini yerine getirenler, evden çalıştılar. Dün dersler sıkıcı, diyenler; bugün, keşke okusaydım, diyor. Öğretmenim, sözlerinizi dinleyen öğrenciniz olarak sizlere minnettarım. Öğütlerinizde akılcılığı, uyarılarınızda gerçekçiliği şimdi daha iyi anlıyorum. Çocukken sıkıcı bulup olumsuz etkilenmediğime binlerce kez şükrediyorum. Mutluluğumda, başarılarımda payınız inkâr edilemez. Açıkladığım bu gerekçelerden dolayı sevgili öğrencilerimiz Başöğretmen Atatürk’ün ve öğretmenlerin çizdiği çağdaş uygarlık yolunda yürüsünler ki gelecekleri aydınlık olsun.
      Derslerinizi dinlemeyi, özellikle sizi özledim. Bir yerde buluşup uzun uzadıya sohbet etmek istiyorum, inşallah kısmet olur. Sonsuz saygılarımla, kalem tutan ellerinizden öperim.

Öğrenciniz

Okuma Aşkı

İlgi seven çocuktum,
Anlatılanlardan uzak,
Kitap okur gözüktüm,
Okuma gösterişti bende.

O, bu ne? diye merak ederken,
Sayfalara bakarken,
Resimleri izlerken,
Okuma aşkı başladı bende.

Buldum hayallerimi;
Öyle süslüydü ki…
Mest etti gönlümü,
Her yudum bin coşku bende,
Tarif edemem sihrini.

Aklı zengin eden,
Güzellikleri sunan,
Gülümsemeyi resmeden,
Aşk değil mi, okumak?

YAPILARINA GÖRE FİİLLER

1- Basit Fiiller
2- Türemiş Fiiller
3- Birleşik Fiiller

BASİT FİİLLER

Yapım eki almamış (kök durumundaki) fiillerdir. Genellikle tek heceli fiillerdir: gez-mek, koş-mak, yürü-mek, bil-mek, oku-mak…

TÜREMİŞ FİİLLER

Yapım eki almış (gövde durumundaki) fiillerdir. Türemiş fiillere örnek verelim.                             
-le    : baş-la-mak, taş-la-mak, göz-le-mek…
-len  : söz-len-mek, ev-len-mek, ses-len-mek…
-leş   : bir-leş-mek, yer-leş-mek, selam-laş-mak…
-el    : düz-el-mek- dar-al-mak, az-al-mak… 
-ir     : deli-r-mek, üf-ür-mek, hapşu-r-mak…
-se    : garip-se-mek, su-sa-mak, önem-se-mek… 
-iş     : gör-üş-mek, tanı-ş-mak, anla-ş-mak…
-ele  : silk-ele-mek, eş-ele-mek…
-er    : baş-ar-mak, ön-er-mek, kara-r-mak…
-il      : sev-il-mek, gör-ül-mek, çöz-ül-mek…
-in     : gez-in-mek, çek-in-mek, aş-ın-mak…
-e      : kan-a-mak, boş-a-mak, oyun-a-mak>oyn-a-mak…
-ik     : ac-ık-mak, göz-ük-mek, gec-ik-mek…
-imse: ben-imse-mek, gül-ümse-mek, az-ımsa-mak…
-ilde  : fıs-ılda-mak, gur-ulda-mak, şır-ılda-mak…
-irde : tık-ırda-mak, fık-ırda-mak, şak-ırda-mak…
-kir    : fış-kır-mak, tü-kür-mek, hay-kır-mak…
-re     :tit-re-mek, kük-re-mek, gev-re-mek…

NOT:  Türeme sırasında ses olayları olabilir:
koku        >koklamak               yüksek     >yükselmek
sızı           >sızlamak                sarı          >sararmak
yumurta  >yumurtlamak        alçak       >alçalmak
ak            >ağarmak                gök          >göğermek
kızıl         >kızarmak 

NOT: Türemiş fiillerden bazıları kök anlamlarını kaybedebilir. Saklamak, savaşmak, barışmak,güreşmek, dinlemek, beklemek, anlamak, yarışmak, kavuşmak…

BİRLEŞİK FİİLLER

A)ÖZEL BİRLEŞİK FİİLLER

        Yeterlik Fiilleri: (……….-ebilmek)
        İki fiilden oluşur. İkinci fiil daima “bilmek”tir. Fiiller birbirine  “-e”, “-a” ünlüleriyle bağlanır: koşabilmek, gezebilmek, çalışabilmek…
        NOT: Yeterlik eylemlerinin olumsuzu, olumsuzluk ekinden önce gelen “-e”, “-a” ünlüleriyle yapılır.

çalışabilirim(olumlu)    > çalışamam(olumsuz)
sevebilirim(olumlu)      > sevemem(olumsuz)

       Yeterlik eylemleri aşağıdaki anlam özelliklerini gösterir.  

1-Gücü yetme, elinden gelme:
 “Odamı boyayabilirim.” 

2-Olasılık, tahmin: 
“Yarın yağmur yağabilir.” 
“Yazılıdan 100 alabilir.”

3-Dilekte bulunma, rica etme, izin isteme:
“Bir bardak çay verebilir misin?”
“Sırama oturabilir miyim?”   

        Tezlik Fiilleri: (…………..-ivermek)
        İki fiilden oluşur. İkinci fiil “vermek”tir. Birbirlerine “-i” ünlüsüyle bağlanır: gelivermek, koşuvermek, bitirivermek…
        NOT: Tezlik eylemlerinin olumsuzu “-me” olumsuzluk ekiyle yapılır.
geliver(olumlu)  > gelmeyiver(olumsuz)
        Tezlik eylemlerinin anlam özellikleri aşağıda verilmiştir.
1-Tezlik:
 “İşlerini bitiriverdi.

2-Önem vermeme: 
“Yemekten yemeyiver.”

        Sürerlik Fiilleri: (……..-ekalmak) (……..-edurmak) (……..-egelmek)
        İki fiilden oluşur. İkinci fiil “kalmak”, “durmak” ve” gelmek”tir. İki fiil birbirine “-e”,    “-a” ünlüleriyle bağlanır: bakakalmak, süregelmek, bekleyedurmak…
        NOT: Sürerlik eylemlerinin olumsuzu “-me” olumsuzluk ekiyle yapılır.
uyuyakaldı(olumlu) > uyuyakalmadı(olumsuz)
        Sürerlik eylemlerinde eylemin bir anda bitmediği, sürüp gittiği anlamı vardır.
        Yaklaşma Fiilleri: (…….-eyazmak)
        İki fiilden oluşur. İkinci fiil “yazmak”tır. İki fiil “-e”, “-a” ünlüleriyle birbirine bağlanır: düşeyazmak, batayazmak, öleyazmak…
        NOT: Yaklaşma eylemleri Türkçede en az kullanılan fiillerdir. Olumsuzları hiç kullanılmaz.
        Yaklaşma eylemleri “az kalsın”, “az daha” anlamları verir.       
        Öğrenci merdivende düşeyazdı. ( Öğrenci merdivende az daha düşecekti.)

AYRI YAZILAN KURALLI BİRLEŞİK EYLEMLER

        İsteklenme Fiilleri: (……….-esi gelmek), (……..-eceği gelmek):
Soruyu çözesi geldi.
Arkadaşlarını göreceği geldi.
        Beklenmezlik Fiilleri: (…….-eceği tutmak), (………-esi tutmak):
Derste güleceği tuttu.
Hıçkırası tuttu.
Olup Bitme Fiilleri: (………  gitmek):
Bu elbiseyi aldım gitti.
        Sonuçlanma Fiilleri: (……..-e  görsün):
Sorun kafasına takılmaya görsün.

B) YARDIMCI EYLEMLE YAPILAN BİRLEŞİK FİİLLER

        Kendinden önce gelen ad soylu sözcüklerle birleşik fiil oluşturan fiillere yardımcı fiil denir. Türkçede en çok kullanılan iki yardımcı fiil: etmek, olmak.
        Yardımcı eylemle kurulan birleşik fiillerin bazıları bitişik, bazıları ayrı yazılır. Ses türemesi ya da ses düşmesi varsa bitişik, yoksa ayrı yazılır.
 emretmek > ünlü düşmesi 
affetmek > ünsüz türemesi
 rica etmek > ses olayı  yok.
        NOT: 1.”-miş” yapılı sıfat-fiiller yardımcı eylemlerle birleşik fiil oluşturur: gelmiş olmak, görmüş olmak, bilmiş olmak… 
“bulunmak” eylemiyle de “-miş” yapılı sıfat-fiil birleşik eylem oluşturur: sevinmiş bulunmak, girmiş bulunmak…
                  2.”kılmak, “eylemek” yardımcı eylemleri vardır: takdim kılmak, arz eylemek…

C) DEYİM HALİNDE BİRLEŞİK EYLEMLER

        Deyimlerin son sözcükleri fiildir, ancak deyimi oluşturan sözcükler bir bütündür. Bu nedenle birleşik fiildir:
Kitabıma ara sıra göz atarım.
Neden kalbimi kırıyorsun?

D) ANLAMCA KAYNAŞMIŞ BİRLEŞİK FİİLLER

        Anlamca kaynaşmış birleşik fiillerin bazıları bitişik, bazıları ayrı yazılır:
vazgeçmek, başvurmak, üzüntü duymak, çaba göstermek…

Mahkeme

Koridorun bir köşesinde duvara yaslanmış, mübaşirin kendini çağırmasını bekliyordu. Mahkemeye ilk defa gelmişti. Bacakları zayıf bedenini zor taşıyordu, bu salonda olmaktan utanıyor, içinden: ”Allah’ım tanıdık kimseyle karşılaşmayayım.” diye dua ediyordu. Duvar tarafına yan dönmüştü, yemenisiyle yüzünü saklıyordu. Rahmetli eşi, yaşasaydı bu sıkıntı başına gelir miydi? Çıkardı babasının karşısına: “ Ne istiyorsun bizden?” derdi. Beş çocukla dul kalmanın zorluğu tarif edilemezdi. Kayınbabasının ölçüyü kaçıran davranışları dayanılır gibi değildi. Kocasını kaybettikten sonra ne yapsa suç oluyor, ağza alınmayacak hakaretlere uğruyordu. Çevrede hatırı sayılır kişiliğe sahip kayınbaba gelinine ve torunlarına yardımcı olduğunu anlatmış, herkesi buna inandırmıştı. Herkes genç dul kadını saygısız olarak tanıyordu. Mahkeme kağıdını alınca neye uğradığını şaşırmıştı. Mübaşir mahkeme salonunun girişinde durup salondakileri göz gezdirip gür çatallı sesiyle sırası gelenleri mahkemeye çağırıyordu. Mübaşir kapıda belirince kalbi küt küt çarpmaya başlıyor, kendi adı okunmayınca derin bir nefes alıyordu. Bu rahatlama üç beş dakika sonra yerini yine korkuya bırakıyordu.
Mübaşir mahkeme salonunun kapısında belirdi, bu sefer adım okunacak galiba, dedi. Mübaşir, koridorda bekleyenleri şöyle tepeden bir süzdü, ağzı yırtılırcasına:
–Bekir kızı Rahime Demir, diye seslendi. Genç kadın, sendeleyerek salona doğru yürümeye başladı, aklından binlerce düşünce geçiyordu: “Ya mahkûm olursa çocukları ne olacaktı, kim bakacaktı?” Bacakları titriyordu, basma uzun eteği, zorla adımladığını saklıyordu. İçinden gelen bir sesle irkildi, her şeyi bir anda farklı düşünmeye başladı, analık duygusuydu bu:
—Yavrularımı yalnız bırakmak mı asla! dedi içinden. Sendeleme yerini cesur adımlara bıraktı.
—Hâkim de Allah’ın kulu, anlatmalıyım gaynatamın huysuzluğunu, bana zulmünü, dedi. Mübaşirin gösterdiği yere geçti, kendinden emin dikildi hâkimin karşısına. Hâkimle göz göze geldi, soru sormasını bekliyordu, Hâkim burnunun üzerinde duran okuma gözlüğünü eline alarak,
—Kızım kayınpederinin bahçesini kesip neden tarla yaptın? Genç kadın bu soru üzerine rahat bir nefes aldı, bu sorunun cevabına hazırlanmıştı, soruya cevaplamadan soru sordu:
—Hâkim bey, kaç evladınız var? Bu soru hâkimi şaşırttı, alışık olmadığı bir durumdu, sinirlenerek,
—Sen soru sormayacaksın, benim sorularıma cevap vereceksin, dedi. Rahime bir an sessiz kaldı, bozuntuya vermeden,
–Haklısınız, soru sormamam gerekiyordu, affediniz kabalığımı, evlatlarımı bakmak zorunda olduğum için bahçeyi kesmek zorunda kaldım. Gocamı kazada kaybettim, beş çocuğumla dul kaldım. Gaynatamın gocama gösterdiği iki dönüm arazinin içinde ev yaptık, yuva kurduk. Gocam balığa çıkar, geçinir giderdik. Gocam rahmetli olunca hiçbir gelirimiz kalmadı. Gaynatam bahçenin ürünlerini kendi topladı, bize vermedi. Evin yanında birkaç yüz metre karelik tarla yapmama razı oldu. Beş çocukla nasıl geçinecem dedim, hâkim bey? gaynatamın müsaadesiyle kestim bahçayı, tarla yaptım; fasile, bostan, domates, batlıcan yetiştirdim, sattım parasıyla çocukların eksikliklerini aldım. Napim hâkim bey, Allah kimseyi dara düşürmesin. Gaynatam tarladan kazandığım paranın yarısını istedi, veremedim, çünkü yetişmedi, bana kızıp hesaplaşacaz senle, dedi. Mahkemeye verdi. Hâkim genç kadına,
—İzin istedin mi, tarla yapmak için?
—Az önce de söledim, helbette, yarı yarıya bölüşmek şartıyla anlaştık, fakat sözümü tutamadım, başka borçlarım vardı, önce onları verdim, gaynatama olan borcumu ödeyemedim. Marul, soğan diktim; satıp gaynatamın borcunu ödicem, torunlarını aç koymadım, buna binlerce şükrediyum. Sözümü yerine getirememin helbette cezası vardır, adaletinize güveniyum hâkim bey! dedi, hâkimin ağzından çıkacak sözleri beklemeye başladı. Hâkim birkaç dakika sessiz kaldı, kayınpedere işaret ederek,
—Gelinin bahçeyi müsaadenle kesmiş, doğru mu?
—Eeeeevet, dedi, kayınpeder.
—Razı olduğun halde neden şikâyet ettin?
—Paramı vermedi ondan.
—Tarım alanına zarar vermek konusunda dava açtın, dedi. Hâkim kayınpedere çok kızmıştı, mahkemeyi meşgul etmenin doğru olmadığını, bir daha yaparsa bunun affedilmeyeceğini anlattı. Geline dönerek,
—Kızım aferin sana. Bu memlekette senin gibi kocaman yürekli analar var oldukça evlatlarımız güven içinde kimseye muhtaç olmadan büyüyecekler. Ne kadar güzel çalışmadır ki iki dönüm tarlayla çoluk çocuğa yetmek, önceden kalan borçları ödemek. Marullar, soğanlar yetişince unutma bir müşterin de benim, dedi. Rahime Gelin salondakilerin hayran bakışlarının farkında değildi; utanarak, çekinerek girdiği salondan gururla ayrılırken Hâkime, savcıya ve kâtibe dua ediyordu.

Tanık Gösterme

Uzaktan Eğitim Türkçe dersinde Öğretmen “düşünceyi geliştirme yollarından tanık göstermeyi” anlattıktan sonra,
-Anladınız mı ? diye sorar. Dersle ilgisi olmayan Şakşak Şakir, tabletinin sesini ve görüntüsünü açarak,
– Çok iyi anladım hocam, demesine şaşıran
Öğretmen:
– Şakir “tanık göstermeyi” tekrar et.
Şakir:
– Suçlu, Hakime ben suç işlemedim dediğinde, Hakim o zaman “tanık göster” der. Suçlu isim söyler, buna “tanık gösterme” denir.
Öğretmen:
– Saçmaladın Şakir!
Şakir:
– Olur mu Hocam? İzlediğim filmde Hakim Vallahi de billahi böyle diyordu.

susturun silahları

Susturun Silahları

Ne olur,
Susturun silahları!
Ödüm yarıldı,
Bombadan,
Kurtulacak mıyım?
Top sesinden,
Tüfek sesinden,
Yalvarırım,
Çocuklar öldürülmesin.
Hiç sızlamaz mı yüreğin?
Tetiğe basan asker amca!

Ne olur!
Savaş uçaklarını yok edin,
Gökyüzü sessiz olsun.
Okul yolumu kaybettim;
Arkadaşlarımla gülüp oynamak,
Barış içinde yaşamak,
İstiyorum.
Çok mu zor?
Hakkımı vermek,
Yönetici amca!

Yarınlara yürümek şaşkınım

Yarınlara Yürümek (16) Şaşkınım

17/12/2020

      Sevgili Öğrencim,
       Salgının başlangıcında farklı, şimdi farklı davranışlar gösterdiğini biliyorum. Bu tavrınla sözünü ettiğin hayallerine ulaşman sözde olur, oysa benimle konuştuğunda hayallerine koşuyordun. Duyduklarım ister istemez kaygılanmama neden oldu.
       Tebessümü yüzünde eksilmeyen öğrencime yaşamın ilerki evresinde hep gülümsemek yakışır. Acının ve kederin ağlatmasını tatmazsın, başarının gururun ve sevincin gözyaşlarını yağmur edersin İnşallah !
       Saşkınım hem de çok şaşkınım; uzaktan derslere girebildiğin halde girmeyişine, öğretmenlerinin verdiği ödevleri yapmayışına ve sende eğreti duran bahanelere…Öğrencim bu olamaz, mücadeleyi bırakamaz, dedim. Akıl tutulması yaşadım, artık kendimdeyim, desene.
       Gelecekte kendine, ailene, çevrene ve ülkene yararlı olmak istediğini biliyorum. Yanlış yaptın, yaptın, ne oldu? Dünyanın sonu mu? Korkma! Git üzerine, mağlup et korkularını, ardından derin bir oh çek!
       Hayallerine koşarken engelleri birer birer yok edişini duyur!
       Sonsuz sevgilerimle.

Öğretmenin
Haluk YEŞİLTEPE